Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler

Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler

Dayak

DAYAK Akşamdan beri başı ağrıyordu. Büyük ihtimalle hasta olacaktı, belki olmuştu bile. Akşam yemeğinin üzerinden neredeyse dört saat geçmişti ve her akşam olduğu gibi yine acıkmıştı. Her akşam olduğu gibi bu akşam da yine yatağa aç girmişti. Yatılı okulda dolaba ekmek saklamak yasak olmasına rağmen yine de buna cesaret eden ve şu anda bayat ekmek dilimlerini iştahla kemiren çocukla...devamını oku

Tereke

TEREKE (MİRAS) Yokuşu ağır ağır çıktı. Çünkü biraz hızlansa soluk soluğa kalıyordu. Kabullenmek zor olsa da yaş kemale ermiş, yıllar onu yavaş yavaş yaşlandırmıştı. Çok çok uzun yaşamak istiyordu oysa. Hatta hiç ölmemek! Şanslı bir ihtiyardı o. Hep böyle derdi çevresindekilere. Üç evlat büyütmüş, hepsini evlendirmiş, iş güç...devamını oku

Yayın

YAYIN Hayatım boyunca yakaladığım en büyük balığı nasıl yakaladığımı anlatacağım şimdi size. Daha sekiz- dokuz yaşlarındayım. Babam köprünün yanında altı dönümlük bir mera satın aldı. Mera dediğime bakmayın, sadece iki dönüm kadarı açıklıkolan göl kenarında kare şeklinde bir ılgın ormanı. Meranın alt tarafı, yani göle kadar olan kısmı da sazlık ve kamışlık....devamını oku

Gerali Dayı

GERALİ DAYI İzmir?de bir özel hastanenin kafeteryasındayız. Şeker hastası olan annem tahlil için aç olarak kan verdikten sonra, kahvaltı yapmak için birlikte buraya geldik. Zemin katta, büyük kesme taşlardan yapılmış tavanı yarım silindir şeklinde olan yaklaşık elli metre karelik dikdörtken bir mahzen. İki bin, belki de üç bin yıllık olmalı. Restore edilirken aslına sadık...devamını oku

Nezaket

Bir işim için Kemeraltı?na gitmiş oradan dönüyordum. Bornova istasyonunda metrodan inip otobüs durağına yöneldim. 267 nolu Mevlana Mahallesi otobüsü durakta bekliyordu ama henüz kapısı açık değildi. Belli ki hareket saati daha gelmemişti. Ön kapıdan başlayıp arkaya doğru uzanan bir kuyruk vardı. Ben de kuyruğun en arkasına geçip şoförün kapıyı açmasını b...devamını oku

Çolak

ÇOLAK O sene üçüncü sınıfa gidiyordum. Vakit akşam ezanından az öncesiydi. Mehmet Öğretmen, Alim Ağabeyimle bana güreş tutturuyordu. Rahmetli Zeki Gökçe?nin evinin önündeyiz. Ağabeyim beni kaldırdı ve yere attı. Zaten her zaman benden çok daha güçlü olmuştur. Bir kolumun üzerine düştüm. Kolum dirsekten geriye doğr...devamını oku

Nimet

NİMET Adam yetmiş - yetmiş beş yaşlarında görünüyordu. Çok zayıf ve kamburdu. Elinde kararıp eğilmiş bir baston vardı. Tıraşı çoktan geçmiş olan saçı ve sakalı birbirine karışmıştı. Eski ve kirli bir paltoya sımsıkı bürünmüştü. Ayaklarında bağcıkları bile olmayan eski, yırtık bir postal vardı. Soğuktan morarmış ayaklarında çorap da yoktu. Peşinden yine k...devamını oku

Küçük Balıkçı

KÜÇÜK BALIKÇI Belki çocukluğum zor geçti. Belki birçok yaşıtıma göre çok daha fazla çalışmak zorunda kaldım. Tek bir gün bile güneş doğduktan sonra uyanamadım. O işten o işe koşturdum durdum. Tarlaların, zeytinliklerin işleri hiç bitmezdi. Köye su gelene kadar köy çeşmesinden eve su taşımak gerekirdi. Hayvanlarla ilgilenmek ge...devamını oku

Son Pars

(1960 yılı başlarına kadar İzmir ve Aydın dağlarında yaşayan Anadolu Parslarının gerçek ve hazin yok oluş hikâyesidir.) SON PARS -Bilir misin evlat, bu dağlarda eskiden kaplanlar yaşardı? -Bilmem mi? Anacığım hep anlatırdı. -Peki, kaplanları hiç görmüş mü? -Yok, canlısını hiç görmemiş ama uzaktan kükremesini duymuş. Bir de avcılar son parsı vur...devamını oku

Şaka

ŞAKA / Ali TUTKUN Bahardan çok yaza benzeyen, güneşin toprakta kalan son nem kırıntısını da buharlaştırmak için her yeri kavurduğu bir mayıs günüydü. Ağabeyimden bana miras kalan ve her zaman tüm kitap ve defterlerim içinde olduğu için ağırlığı dörtte bir ağırlığıma denk gelen eski okul çantam yine sırtımdaydı. Okul yolu sanki uzadıkça uzuyordu. Nihaye...devamını oku

Rıdvan

RIDVAN Rıdvan yağmurlu, soğuk bir Mart günü dünyaya geldi. O yılın sonunda, soğuk bir sonbahar sabahı aramızdan ayrıldığı ana kadar, bir kuzu gibi değil bir kardeşimiz gibi sevildi. Takvimlere göre ilkbahar gelmiş olsa da havalar henüz tam ısınmamıştı. Soğuklar ?Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır? sözünü haklı çıkarmak istermiş gibi inatla devam ediyo...devamını oku

Kuduz

KUDUZ (Hayvan Sevgisi) -Çocuklar kaçın! Bu tarafa doğru koşun! Bırakın top oynamayı! Kuduz köpek geliyor! Evimizin hemen yanındaki boş arsada iri taşlardan karşılıklı iki kale yapmış, patlak bir lastik topla futbol oynuyorduk. On kişi kadardık. Sesin geldiği tarafa bakınca babamın çiftesini almak için ayakkabılarını bile çıkarmadan bizim eve daldığını gördük. İlk şaş...devamını oku

Yeni Bilgelik Öyküleri Hikâyeleri

Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler